Haber Detayı
25 Kasım 2019 - Pazartesi 15:26 Bu haber 65 kez okundu
 
“Kadına yönelik şiddet, ülkemizin önemli toplumsal sorunlarından biridir”
Haberi


CKD (Cumhuriyet Kadınları Derneği) Keşan Şubesi Başkanı Avukat Nilüfer Erk Oğuz“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” nedeniyle, yazılı açıklama yaptı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nün tarihçesi hakkında bilgilendirmede bulunarak, açıklamasına başlayan Erk Oğuz, şunları söyledi: Mirabal Kardeşler olarak anılan Patria, Minevra ve Maria Teresa, Dominik Cumhuriyeti’nde, Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı örgütlü mücadele eden üç yürekli kadındır. Baskıların ve cezaların yıldıramadığı üç yürekli kadın, 25 Kasım 1960 tarihinde, diktatörlük askerleri tarafından tecavüz edilerek öldürülmüşlerdir. Öldürülmelerinin ardından, diktatörlüğe karşı tepkiler ve ayaklanmalar artmış ve bir yıl sonra diktatörlük devrilmiştir. Bu sebeple, 1981 yılında toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda, 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddette Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü ilan edilmiştir. 1999 yılında ise Birleşmiş Milletler, 25 Kasım’ı, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul etmiştir.”

“Kadına yönelik şiddet, ülkemiz açısından önemli toplumsal sorunlardan biridir”

Nilüfer Erk Oğuz, açıklamasına şöyle devam etti: “Ulusal ve uluslararası düzeyde belirlenen politikalara ve uygulamalara karşın, kadınlara yönelik insan hakları ihlali ve kadınlara karşı ayrımcılık biçimlerinden biri olan ‘kadına yönelik şiddet’ yaygındır. Dünya üzerinde tüm kadınlar ülke, etnik köken, sınıf, din, ekonomik ve/veya sosyal statü gözetmeksizin, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma riski ile karşı karşıyadır. Kadına yönelik şiddet, ülkemiz açısından da önemli toplumsal sorunlardan biridir. Eski adı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Hacettepe Üniversitesi aracılığı ile yaptırdığı, 2014 tarihli kapsamlı rapor ortaya koymaktadır ki, ülkemizde kadınların %36’sı fiziksel, %12’si cinsel ve %44’ü psikolojik şiddete maruz kalmaktadır. 1993 tarihli, BM Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Bildirge, uluslararası hukukta kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin ilk belgedir. Özetle, dünya, 20. asrın son yıllarından bu yana, kadına yönelik şiddetle, ulusal ve uluslararası düzlemde etkin biçimde mücadele etmektedir. Bu bağlamda, ülkemizde de kadın-erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla 2000’li yıllardan itibaren önemli yasal düzenlemeler yapılmıştır. 2004 yılında Anayasa’nın 10. maddesinin ilk fıkrasına ‘Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin hayata geçmesini sağlamakla yükümlüdür’ ifadesi eklenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nda yapılan yeni düzenlemelerle kadınların ev içi emeğini ve ekonomik bütünlüğünü korumaya yönelik önlemler alınmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda 2005 yılında yapılan değişiklikler kadınların ve çocukların şiddetten korunmasına ve kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik önemli adımlar olmuştur. Evlilik içi tecavüz suç olarak düzenlenmiş, cinsel suçlar, topluma karşı işlenen suçlardan çıkarılıp, kişilere karşı işlenen suçlar altında, cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlar kapsamına alınmıştır. 2011 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı Aile İçi Şiddet Bürosu, Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı her karakolda Aile içi Şiddetle Mücadele Şube Müdürlüğü, 2012 yılında Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği birimleri bu alanda hizmet veren yeni birimler olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti aynı zamanda, 1979 tarihli Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) de taraf bir ülkedir. Keza Türkiye Cumhuriyeti, kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge olan İstanbul Sözleşmesi’ni, ilk imzalayan ve onaylayan ülke olmuştur.”

İstanbul Sözleşmesi…

İstanbul Sözleşmesi hakkında bilgilendirmede bulunan Nilüfer Erk Oğuz, açıklamasını şöyle tamamladı: “Kadına karşı şiddetin önlenmesinde, hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belgedir. kanun hükmündedir. 4 grubu şiddetten korumayı hedefler: kadınlar, çocuklar, aile bireyleri, ısrarlı takip mağdurları 4 ilkeye dayanır. Önle, koru, kovuştur, politika üret. Devlete; şiddetin doğmasına sebep olan tüm unsurlarla mücadele etme, en baştan önleme, şiddet mağdurlarını etkin biçimde koruma, kadına ve çocuğa yönelik şiddet suçlarını etkin biçimde kovuşturma, kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede etkin politikalar üretme ve uygulama yükümlülükleri ile sorumlu tutar. Bu kapsamda, 81 maddelik İstanbul Sözleşmesi’nde; toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bütüncül politikalar kabul etme ve uygulama, ayrımcılık yasağı, kadınların aşağı bir cins olduğu düşüncesine dayanan önyargı, örf, adet, gelenekle mücadele, sivil toplum örgütlerini bu mücadeleye teşvik etme, destekleme, mali kaynak yaratma, farkındalık arttırıcı kampanyalar yürütme, özel sektörü ve medyayı kadın onuruna saygıyı arttırmak amacıyla yönerge ve özdenetim standartları oluşturmaya teşvik etme, şiddet faillerini eğitme, tedavi etme, telefon yardım hattı oluşturma, sığınma evleri kurma, şiddet mağdurlarına hukuki, psikolojik danışmanlık, maddi yardım, konut, eğitim, öğretim ve iş bulma yardımlarını sağlama, kadın mağdurların güçlenmesi ve ekonomik bağımsızlık kazanmalarını hedefleme, mağdurlara ücretsiz adli yardım hizmeti sağlama, soruşturma ve yargılamalarda mağdurun kamu kuruluşlarından veya hükümet dışı örgütlerden yardım almasına olanak sağlama, bütün şiddet biçimlerine ilişkin olarak arabuluculuk ve uzlaştırma da dahil alternatif çözüm yollarını yasaklama, kişileri mevcut ya da olası şiddet eylemlerini yetkili makamlara bildirmeye teşvik etme gibi pek çok yükümlülük sıralanmıştır. Özetle, İstanbul Sözleşmesi, devletin tüm kurumlarını, kadının ve çocuğun zarar görmediği bir toplum için seferber etmesi demektir. Önemli bir toplumsal sorun olan kadına yönelik şiddetin çözümü, koruma, önleme, kovuşturma ve politika üretme ilkelerinin etki biçimde uygulanması ile mümkün olacaktır. Bu konuda, devletin tüm mekanizmalarının, kamu kurumlarının, özel sektörün, medyanın, demokratik kitle örgütlerinin, kadın ve erkek olarak ülkenin her yurttaşının sorumluluğu bulunmaktadır. Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, ülkemizin kuruluş felsefesinin ve gayesinin bilincindeyiz. Cumhuriyet Devrimi’nin en önemli sac ayaklarından birinin, mutlak kadın erkek eşitliği olduğunun farkında olarak ve bu sorumluluğu taşıyarak, kadın onuruna saygıyı arttırmak için var gücümüzle mücadele edeceğimizi bildiririz.”

Kaynak: (KGH) - KEŞAN GÜNCEL HABER Editör: Semra ANLAR
 
Etiketler: “Kadına, yönelik, şiddet,, ülkemizin, önemli, toplumsal, sorunlarından, biridir”,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı